bidilogren

LISTENING: Proficiency Taktikleri ve Geçme İpuçları

111

Tekrar Merhaba,

Benim ismim Hamit CAN.

Eğer birinci yazıyı okumadıysan buraya tıkla.  Sonra bu yazıya geri dönersin.

İkinci yazımın konusu Listening.  

2012’den beri tuttuğum istatistiklere bakarsak Boğaziçi Proficiency sınavının en zor bölümü Reading, sonra Listening, sonra Writing’tır.

Yani Listening geçilmesi en zor ikinci bölümdür.


Öncellikle şunu söylemek istiyorum.  TOEFL ve IELTS sınavlarında genelde akademik dinlemenin yanında günlük hayatta hocanla, arkadaşlarınla yaptığın konuşmalar da var.

Hızlı konuşuluyor ve anlamayabiliyorsun.  Prof’taki en büyük avantajlardan biri günlük hayattaki konuşmalar yok ve hocalar yavaş okuyor.

Şimdi neler yapman gerektiğine bakalım.


Sınava Kadar Ne Yapmalıyım?  Nasıl Çalışmalıyım?

Sınav 31 Mayıs’ta.  Benim Proficiency kursum 13 Şubat’ta başlıyor.

Ekim-Ocak arasında hazırladığım öğrencilerin istatistikleri şöyle:

Listening’te 9 kişiden 9’u sınavı geçti.  Hem de önceden notu F3, F4 olanlar dahil.

NOT:  “Öyle şey mı olur?  Bu dönem bir çok kişi kalmış Listening’ten sizinkilerin hepsi nasıl geçti.  Kesin saymadığınız öğrencileriniz vardır.” diyorsan, aşağıda Listening dersini alan öğrencilerin yorumlarına ulaşacaksın.  Her birini Facebook’tan bul ve bireysel olarak iletişime geç.  Kafandaki soruları sor, sonra karar verirsin.

NOT:  Son 16 sınavdan biri hariç diğerlerin hepsine girdim.  Amacım sınavdaki değişiklikleri gözlemlemek.  Bir sınava hazırlıyorsam öğrencileri, o sınavı sıkıca takip etmem gerektiğini düşünüyorum.

 

————————-

Dersler Boğaziçi Üniversitesi’nin hemen yanında olacak.

Haftada 5 gün sabah 10:00 akşam 17:00 arası kursta istediğin gibi çalışabilirsin.  Study olarak kullanabilirsin.

Listening haftada 2 gün, 2şer saatten alacaksın.

İstersen sadece derslere katılırsın ve 14 hafta x 4 saat = 56 saat derse katılırsın.

İstersen 56 dersin yanında her hafta Perşembe veya Cuma günü yapılacak ve yeni Prof sistemine uygun sınavlara katılırsın.  Toplam 13 tam Prof denemesi olacaksın.

13 Şubat – 29 Mayıs.

Toplam 3,5 ay boyunca yoğun bir şekilde ders yapacağız.  Haftada 4 saat Listening. Toplam 320 Listening dinleyeceğiz.  Derslerin hepsine ben gireceğim.

Kelime ödevleri sayesinde, kelime dinleyerek ve anlam / eş anlamlarını öğrenerek sınava hazır gireceksin.

 

Sınıflar maksimum 10 kişi olacak.  Ben yine de mümkün olduğunca daha az sayıda öğrenci istiyorum, özellikle Listening için.

Sınava kadar, sınavdan sonra, okul hayatın boyunca sana ücretsiz koçluk hizmeti sunacağım.

Yani psikolojik destek alacaksın ve motivasyonun top seviyede olacak.  Birlikte ağlayacağız, birlikte güleceğiz.

Daha önce ders verdiğim öğrencilerimin benle ve eğitimim ile ilgili yazdıklarını okumanı tavsiye ederim.  103 yorumu okumak için buraya tıkla fikir edin 🙂

Bu tabloda Listening’ten ders almış olan kişilerin önceki notları da yazıyor.

 

L R W Toplam
F1 15 19 22 56
F2 11 41 48 100
F3 29 33 12 74
F4 12 15 14 41
İlk Kez 10 10 8 28
Toplam 77 118 104 299

 

Özellikle Listening’ten geçenlerin yorumlarını oku ki sana nasıl fayda sağlayacağını gör.

3 bölümden de ders alacaksan A veya B ile geçmen için birlikte çalışacağız.  En kötü ihtimal C ile geçeriz : )

Geçen dönem 3 bölümden ders alan 4 kişi vardı.  Sadece biri W’den kaldı.  Diğerleri LRW’den üçünden de geçtiler, önceki notları F2, F3, F4 olmasına rağmen.  Yani 3 birimden de ders alan 4×3=12 birimden sadece 1 birim kaldı 11’i geçti.


Dizi İzlemenin Faydası Var Mı?  Ya Da TED?

Sınava kadar her gün en az 1 bölüm dizi izle.  Fırsatın varsa iki bölüm izle.

İzlediğin dizi hep aynı tür olmasın (komedi, dram, korku, vs).  Değişik dizileri takip et.

Seçeceğin diziler genelde bilim, psikoloji, sosyoloji, çevre, tıp, vb akademik konuları içerirse çok daha iyi olur.

Benim tavsiye ettiğim:  Breaking Bad, LOST, Mentalist, Fringe, vb.

breaking
TED izlemek istiyorsan da sadece kendi alanındaki (örneğin Felsefe) videoları izleme.

Sürekli farklı konularda TED videoları izle.

ÖNEMLİ:  İlk dizi – TED videosundan itibaren kesinlikle ve kesinlikle alt yazı olmasın.  Ne İngilizce, ne Türkçe.

“İngilizce altyazı iyidir.  Başlarda öyle izle.” diyenler olabilir.  Sen bir hocanın taktiğini yakala ve ilerle.

Bir çok hocadan fikir alırsan (her birinin kendi tarzı ve taktiği olduğu için) kafan karışır.

Benim 2005 Boğaziçi İngilizce Öğretmenliği mezunu olup da hala alt yazılı film izleyen arkadaşlarım var.

Ben 2001 yılında alt yazıyı kaldırdım.  Bir filmi 2-3 kez izledim.

Başlarda anlamıyordum.  Sonra %20, 25, 40 anlamaya başladım.

Şimdi bir Japon İngiliz sosyetesinin aksanı ile Neuropsychology ile ilgili akademik eğitim bile verse %98 her şeyi anlıyorum (terimler hariç).

Ama her gün mutlaka bir dizi veya film izliyorum İngilizce.

Sınava kadar düzenli her gün 1-2 dizi, 1-2 TED vb videoları alt yazısız izlersen sınavda hocanın dediklerinin çoğunu anlarsın.

Selective Listening’im Kötü.  Ne Yapabilirim?

– Piyasada ne kadar Selective Listening kaynağı varsa topla.  Her gün mutaka 1 adet SL yap.

Cevaplarını kontrol et.

Bende piyasadaki neredeyse tüm kaynaklar var.  Kolaydan zora doğru sıralanmış.

Ayrıca her hafta yep yeni ve daha önce hiç duymadığın 20’den fazla Listening hazırlıyorum.

Öğrencilerimle sınıfta dinliyoruz bunları ve ayrıca ödev olarak veriyorum.  Böylece “acaba hangi kaynağı çalışsam, ne yapsam” dertleri olmuyor.

Tüm kaynakları sağlamış oluyorum.  Kelime dahil.

Tek yapmaları gereken kursa bir kalem ve silgi ile gelmek 🙂

– Soruyu anlamaya ve sorulardaki kelimeleri bölmeyi öğren.

Örnek:  Which year was Rio Olympics held?”  sorusunda şunları anlaman lazım.

Bu sorudaki which bana seçenek sunacak demek.  What ile sorsaydı sınırsız yıllar arasında seçmem gerekecekti.  Demek ki Listening sırasında bana sınırlı yıl verilecek, veya şıklı bir sorudan oluşuyor ve o şıklar arasında seçim yapmam lazım.

Year dediği için birden fazla yıl istemiyor demek.  Yıl aralığı da istemiyor.  Tek bir yıl istiyor benden.

Was dediği için geçmişten bahsediyor.  Yani şu andan veya gelecekten bahsetmiyor.

Rio Olympics‘i büyük yazdığı için demek ki bu özel bir isim.  Demek ki sınav sırasında olimpiyatlar / organizasyonlarla ilgili bir giriş cümlesi sunacak hoca ve ben de o zaman bu sorunun cevabının yaklaştığını bileceğim.

Held demiş.  Hmm.  Bu hold fiilinin 3. haliydi galiba.  Peki hem was var hem held var.  İki fiil var.  Demek ki bu pasif bir cümle.

Yani ben bu cümleyi düz (aktif) yaparsam “Rio Olympics was held in _______.” olacak.

Bu sorunun öznesi Rio Olympics.  Benden cevapta istenilen şey “ne zaman” değil.  Yani ben 1993’te diyemem.  Çünkü preposition eklersem yanlış sayabilirler.

Benim cevapta sadece 1993 demem gerekiyor.

Bu sadece bir örnekti.  Biz kursta 320 Listening yapacağız.

Her bir Listening’te ortalama 8 soru olsa: 320 x 8 = 2560 soruyu nasıl böleceğini, öznenin ne olduğunu, cevapta tam olarak neyi yazmam gerektiğini (ne eksik ne fazla) öğrenmiş olacaksın.

Tek başına çalışacaksan, bir arkadaşından (grammar’i iyi olan birinden) arada sırada destek al ve soruyu bölmesini rica et.

ÖNEMLİ:  Bana göre (kurstaki öğrencilerime hep söylerim) soruyu anlamak cevabın yarısı değildir.  Cevabın %70’idir.  Geriye kalan %30 diğer şeylere bağlıdır.

Soruyu anlama kısmında İngilizce bilgin, grammar bilgin, kelime bilgin vb her şey dahil oluyor.

Soru Bölmeyi Öğrendim.  Sırada?

İster Selective olsun ister Careful olsun tüm Listening’ler aslında yarın öbür gün bölüme başladığında derslerde anlatılan konulardan oluşuyor.

Yani belli bir akışı var.  Önce konu ile ilgili ön bilgi verilir, tanım yapılır, genişletilir, örnek verilir, önemli yerler iki üç kez tekrarlanır vb.

Bu yüzden soruyu tam anlarsan, Listening’i takip etmen kolaylaşır.  Hoca hangi kelimeleri söylerse, cevaba yaklaştığını ve artık dikkat etmen gerektiğini öğrenmiş olacaksın.

Bunu kursta defalarca çalışıyoruz.  Örneğin, bazen Listening’i durdurup “3. sorunun cevabı ne?” diye soruyorum.

Bazı öğrenciler bir iki cevap uydurmak istiyorlar 🙂  Düzenli dersi takip edenler ise “Hocam daha 3. soruyla ilgili bir giriş yapmadı ki.” diyorlar.

Anlıyorum ki öğrenci “bir dersin girişini, gelişmesini, örneklemesini vs anlıyor.”

Soru OK, Akış OK, Şimdi?

Kelime var.  Haftalık belli bir kelime sınırlaması koy kendine.  Basit kelimelerle başla ve akademik kelimelere doğru ilerle.

Benim kursta günlük kelime sınırı 50‘dir.  Yani haftada 350, 13 haftalık süreçte 4550, son 8 günde 400.  Toplam 4950.  Yani ortalama 5000 kelime.

Bazı kelimeler tekrar tekrar karşımıza çıkıyor.  Ama sınava kadar 5000 civarında kelimenin yazılışını, telaffuzunu, anlamını öğrenmiş oluyoruz.

Sen kendi başına çalışacaksan, bir kelimeyi sadece anlamı ile öğrenme.

Önce anlamını öğren.  Sonra yazılışını.  Sonra gerçek telaffuzunu.

Bu 3’luyu öğrenene kadar bir sonraki kelimeye geçme.

Bir arkadaşına liste verip “bana okusana, ben yazıyım” deme.  Çünkü büyük ihtimal ile Remedial telaffuzu ile okur : )

Sen de o telaffuza alışırsın.  Örneğin “chocolate” kelimesini çokolate (İtalyanca gibi – 4 heceli), çokolıt (bilinmeyen dille 3 heceli) olarak okuyanlar olacak.

Ama sınıfta hoca bunu 2 heceli okuyacak “çaklıt” (tam telaffuzu böyle değil ama en yakını bu).  Sen diğerine alışırsan chocolate’i gerçek telaffuzla duyunca anlamayabilirsin.

Bu sadece basit bir örnek.

Sınıftaki tüm kelimeleri ben başta telaffuz ediyorum, daha sonra birinin tahtaya yazmasını istiyorum, daha sonra anlamını öğretiyorum.

Ödev olarak verdiğim kelimelerin hepsinin kendi telafuzumla kaydedilmiş videoları var.  Öğrencilerim onları izleyip çalışırlar.  Böylece karışıklık olmaz.

Örneğin bir öğrencim “invasion” kelimesini “invasyon” olarak okumuştu.  Sınıfta baya eğlenmiştik ve bu kelime üstünde durmuştuk ve sınavda Listening’te bu kelime çıkmıştı.

Doğru telaffuzu “in vey jn” (gerçek telaffuza yakın).  Çalışmasaydık bir çok öğrencim yanlış yazabilirdi, veya anlamazdı bu kelimenin o kelime olduğunu.

Başka?

Kendine hedef koy en baştan.  Ben ilk Listening’ten bir soru yaparsam benim için yeterli.  Bir sonraki hafta 2 soru, sonraki hafta 3 soru….

Böylece 15 haftalık çalışma sonucunda demek ki sorulan soruların neredeyse hepsini doğru cevaplayabilirsin.

Başka?

Yanlış cevaplarını mutlaka not et.  Yanlış yazdığın kelimeleri özellikle not et.  Ve en çok bu hataları düzeltmek ile uğraş.

Sınav Sırasında Selective İçin Ne Yapmalıyım?

Soruları dikkatli oku.  Sınavdan önce kulağında TED konuşmalarından İngilizce bişiler çaladursun.  Evden çıkıp hoca sınavı başlatana kadar sürekli İngilizce bir şeyler dinle.

Etraftakilerle pek konuşmamaya çalış 😀

Çok fazla taktik var aslında, ama bunları anlatmak bir dönem sürüyor, bu yüzden kurslar var bunun için.

Careful İçin Ne Yapmalıyım?

Dikkatli dinlemeyi öğren.  Ders gibi düşün.  Hoca sana bir dersi anlatırken, nasıl sırayla takip edebiliyorsan, en önemli yerleri düzgün not tutabiliyorsan, numaralar ve harflerle anlatılanları bölebiliyorsan ve senin notunu başka bir öğrenci alınca her şeyi kolayca anlayabiliyorsa, aynı şekilde Careful Listening sırasında hepsini uygula.

Her şeyi not alma diyor hoca.  Tanımlar, nedenler, sonuçlar, iki kez tekrarlanan cümleler, numaralandırmalar, vb en önemli noktaları not al.

Biz kursta her hafta bunlardan ikisi üzerinde duruyoruz.  Böylece Careful Listening sırasında neleri yazman gerektiğini kolayca çözüyorsun.

Başka?

“Wall Street:  Money Never Sleeps” filminde Michael Douglas bir konferans veriyor.  Konferansın sonunda şunları söylüyor:

“Her şeyi bir kenara bırakın.  Şimdiye kadar öğrendiklerinizi, şu ana kadar anlattıklarımı ve okuduğunuz her şeyi bir kenara bırakın.  Gerçekten bu konuyu öğrenmek istiyor musunuz?”

Seyirciler delice “Evet” diyor içlerinden.

O da “Size 3 kelime söyleceğim ve bu altın değerindedir.  Buy My Book – kitabımı satın alın.”  Herkes gülüyor 🙂

Benimki 3 kelime değil, sadece 2 kelime 🙂 “Kursuma gel.”

Gelirsen, burada yazılanları ve daha fazlasını öğreneceksin.

Geçen dönem 9 öğrencimden 9’u da sınavı geçti.  Bu dönemki hedefim, sadece Listening dersi alanların, soruların hepsine doğru cevap vermeleridir.  Yanlış duymadın.  HEPSİNİ DOĞRU CEVAPLAYACAKSIN.

En kötü ihtimal maksimum 3-4 soru kaçıracaksın.  Ama sınava girerken, İngilizce bilgine güvenerek gireceksin.

Bazıları stres yaparken, sen güleceksin, sana daha önce defalarca anlattığım şekilde, sınavdan önce yapman gerekenleri gözden geçireceksin ve taktikleri uygulayacaksın (motivasyon, sınava hazırlanma, sınavı kesin geçerim havasını yakalama ve daha fazlası).

Buraya kadar yazılanları okuduysan sana sonsuz teşekkürlerimi sunarım.  Ben uzun uzun yazmayı seviyorum.

 

instZamane gençleri Twitter’in karakter kısıtlamasından, Instagram’in anı yaşama ve görsele odaklanma etkisinden ve Snapchat’in ya şimdi ya da asla uygulamasından dolayı okumayı pek sevmezler.

Sen buraya kadar okuduysan ya 1) okumayı seviyorsun, ya da 2) sen de kurs açacaksın “Bakiyim bu neler anlatıyor sınıfta.” düşünüp gelmişsin : ), ya da 3) bu sınavı artık KESİNLİKLE geçmek istiyorsun.

Üçüncü şıktaysan önce buraya tıkla ve öğrencilerimin yorumlarını oku, sonra buraya tıkla ve şimdiye kadar kimlerin sınavdan geçtiğini gör, bölümündeki kişileri gör, sonra da benimle iletişime geç.

Piyasadaki kursların fiyatlarından daha uygun, daha az kişilik sınıflarda, dönem boyunca bireysel değerlendirme sistemine dahil olmak istiyorsan hemen ara.

“Kontenjanlar doluyor.  Acele edin.  Yoksa öleceğiz hepimiz.  Dünya yok olacak.  Son gün o gün!” gibi sözleri söylemeyeceğim 😀

5 Şubat Pazar gününe kadar normal kayıtlar olacak.  6-12 Şubat arası her bir birim için 100TL ekstra ücret eklenecek.  12 Şubat’tan sonra KESİNLİKLE kayıt alınmayacak.  Dönem ortasında kayıt almıyorum çünkü sınıfın bir çalışma düzeni oluyor ve o düzenin devam etmesi için yeni kayıt almamam gerekiyor.

0532 559 99 59
0542 559 99 59
0552 559 99 59

Sıradaki yazı READING ile ilgili.  Okumak için TIKLA!

22 Eylül 2016

0 " yanıtlarıLISTENING: Proficiency Taktikleri ve Geçme İpuçları"

Mesaj At